Döviz Kuru ve Dış Ticaret

forklift ehliyeti

Döviz Kuru ve Dış Ticaret

Döviz kuru değişimlerinin Türkiye Ekonomisi’ne etkisi yadsınamaz. Şöyle ki; Türkiye, ihracatını ağırlıklı olarak euro para birimi ile yaparken, ithalatını da ağırlıklı olarak Amerikan doları ile yapmaktadır.  Çünkü, dünyada rezerv para olarak ilk sırada Amerikan doları yer alıyor, ikinci sırada da euro yer alıyor. Türkiye de ihracatının büyük bir kısmını euro bölgesi ülkelerine yaptığı için, ihracatta euro kullanımı daha fazla oluyor. İthalatını yaptığı kalemler daha çok hammaddeler olurken, ihracatını yaptığı kalemler ise nihai mallardır. Bu da ihracat için yine belli bir miktar ithalatın yapılmasını yani euro kazanmak için belli bir miktar dolar harcanmasını gerektirmektedir. Türkiye Merkez Bankası yalnızca Türk lirası basabildiği için dolar ya da euronun üretimini para basma yolu ile gerçekleştirmesi mümkün değildir. Bu yabancı para birimlerini elde etmenin tek yolu dış ticarettir. İthalat ve ihracatın sırası ile dolar ve euroya bağımlı olmaları, dolar/euro paritesini Türkiye için önemli kılmaktadır. Euronun dolar karşısında değer kazanması, ithal girdiler yoluyla maliyetleri azaltarak dış ticaret fazlasına yol açabilecek bir olaydır.

Dış Ticaret Verileri

2019 yılı ihracat verilerine bakıldığında; Ocak ve Şubat aylarında en fazla ihracatın Almanya’ya yapıldığı görülmektedir. Almanya’yı sırası ile; Birleşik Krallık, İtalya, İspanya ve Amerika Birleşik Devletleri takip etmektedir. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin verilerine dayanarak; 2019 yılının ilk 2 ayında bir önceki senenin Ocak ve Şubat aylarına göre; “Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar” ihracatının biraz arttığı, “Yaş Meyve ve Sebze” ihracatının ise ciddi miktarda düştüğü, “Meyve Sebze Mamulleri” ihracatının biraz arttığı, “Kuru Meyve ve Mamulleri” ihracatının da yine biraz arttığı görülmektedir. İhracat verilerinde göze çarpan en büyük düşüşün “Zeytin ve Zeytinyağı”nda gerçekleştiği görülmektedir.  2018 yılının Ocak ayında 60.000.000 doların üzerinde gerçekleşen “Zeytin ve Zeytinyağı” ihracatının, 2019 yılı Ocak ayında 30.000.000 dolar seviyelerinde gerçekleştiği görülmektedir.  Yine “Tekstil ve Hammaddeleri” ihracatında özellikle 2019 şubat ayında bir önceki senenin aynı ayına göre düşüş yaşanmıştır. 2019 yılında, bir önceki seneye göre en fazla dikkat çeken ihracat artışı “Kimyevi Maddeler ve Mamulleri” kalemi ihracatında görülmektedir. Ocak ayında bile bu fark 100.000.000 dolar civarlarında gerçekleşmiştir. 2019 yılında Ocak ve Şubat aylarında gerçekleştirilen toplam ihracatın yaklaşık %84’lük kısmı sanayi ürünlerine yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Sanayi sektörünün içinde neler var dersek; ilk kalemi “Tarıma Dayalı İşlenmiş Ürünler” oluşturmaktadır. Tarıma dayalı işlenmiş ürünlere; buğday unu, mercimek, iç ceviz, iç badem, yemeklik ayçiçek yağı, yemeklik soya yağı, yemeklik mısır yağı örnek olarak verilebilir.

Buğday’ın Durumu

Ülkemizde, buğday ithal edilerek buğday unu haline getirilmekte ve buğday unu ihraç edilmektedir. Dünya buğday üretimi değerlerine bakıldığında; Türkiye’nin buğday üretimi verimliliği ortalamanın altındadır. Türkiye’nin buğday ithal ettiği ülkelerin başında: Rusya, Almanya, Kazakistan, Ukrayna ve Yunanistan yer almaktadır. 2018 yılında Rusya’dan ithal ettiğimiz buğday oranı %78’dir. Rusya, dünyada en fazla buğday ihraç eden ülkedir. Buğday unu ihraç ettiği ülkelerin başında ise Irak, Suriye ve Sudan yer almaktadır. Hatta bu oran Irak için %40’larda bile seyretmiştir. Türkiye’nin ihracatının %84’lük kısmı sanayi sektörüne ait olduğundan tarıma dayalı işlenmiş ürünlerden biri olan buğday ununun ihracatı dış ticareti etkilemektedir. Ancak buğday ununun ihracatı, diğer sanayi ürünleri ihracatına göre oransal olarak daha düşük olduğundan döviz kuruna etkisi görece daha az olacaktır.

 Otomotiv Endüstrisi

Otomotiv üretimi dış ticaret yapıldığında ülkelere ciddi miktarlarda döviz sağlama potansiyeline sahiptir. Türkiye ihracat verilerine bakıldığında 2018 yılının ihracat lideri otomotiv sektörü olmuştur. Toplam ihracatın %19’unu elinde bulundurarak yıllara sari devam eden liderliğini 2018 yılında da sürdürmüştür. Otomotiv sektörüne dayalı ihracatın en fazla yapıldığı ülke Almanya’dır. 2018 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve İran’a yapılan otomotiv sektörü ihracatı azalma göstermiştir. Önceki yıllara dayanarak birkaç cümle daha eklemek yararlı olacaktır. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin verilere bakıldığında, Türkiye’nin otomotiv sektöründe yaptığı ihracatın büyük bir kısmı “Otomotiv Ana Sanayii”ne aittir. Bu da üretilen nihai otomobillerin ihracatını göstermektedir. 2016 yılı verilerinde görüldüğü üzere Türkiye otomotiv ana sanayiine en fazla üretimi sırasıyla: Tofaş, Oyak Renault, Ford Otosan, Hyundai Assan ve Toyota Türkiye gerçekleştirmiştir. Yine en çok otomobil ihracatı da aynı sıra ile aynı firmalar tarafından gerçekleştirilmiştir.

Dış Ticaretin Döviz Kuruna Etkisi Sonuç Olarak Nedir?

Şöyle ki; Örneğin buğday ithalini dolar üzerinden yapıp onu işleyerek buğday unu haline getirip euro üzerinden ihraç ettiğinizde dolar/euro paritesinden etkilenmeniz olağandır. Bunu aşmanın yolu buğdayı üreterek hem yurtiçi tüketim talebini karşılamak hem de üretim fazlası elde ederek fazla olanı ihraç etmektir. Böylece buğday unu üretimi için gerekli olan buğday, Türkiye içinde üretilecek ve ithaline gerek kalmayacaktır ya da çok azalacaktır.

Otomobil endüstrisi için de durum aynıdır. Türkiye’de ihracat rekoru otomotiv sektörüne aittir ancak Türkiye yine buğdaydaki benzer bir durumu sergilemektedir. Araçların motor, elektronik aksam vb. parçaları ithal edilirken montaja dayalı bir üretim sistemi söz konusudur. Haliyle yine ihraç edilen her otomobil için belli miktarda ithalat yapılması zaruridir. Yani otomobil aksamları yurtiçinde üretilemediğinden dolayı otomobil ihracatı, beraberinde ithalatı da getirmektedir.

Dış ticaretin bu şekilde olması, yani ihracatın ithalata bağımlılık düzeyinin yüksek olması da ülkenin ihracat oranının artmasının döviz kurunu düşürme etkisini azaltmaktadır. Bir ülkede döviz kuru neden artar? Kıt olduğundan dolayı artar. Bu eksikliği de ithalata daha az bağımlı ihracat ile aşmak ya da mümkünse tamamen ithalattan bağımsız bir ihracat ile gerçekleştirmek gerekmektedir.